26 kişi kendisini tutuyor, 8 arkadaşı var.
DADA kızoğlankız bir mikroptur
Dada hayat pahalılığına karşıdır
Dada
düşüncelerin işlenmesi için anonim şirket
başkanın cisiyetine göre
Dada'nın 391 tavrı ve değişik rengi vardır
Dönüşür -- doğrular -- aynı anda tersini söyler -- büyüklenmeden -- haykırır -- oltayla balık avlar.
Dada hızlı ve çıkara dayalı değişimin bukalemunudur.
Dada geleceğe karşıdır. Dada ölüdür. Dada budaladır.
Yaşasın Dada. Dada bir edebiyat okulu değildir, ulur
                                                               Tristan Tzara
The origin of the name Dada is unclear; some believe that it is a nonsensical word. Others maintain that it originates from the Romanian artists Tristan Tzara and Marcel Janco's frequent use of the words da, da, meaning yes, yes in the Romanian language (Engl. equivalent: "yeah, yeah", as in a sarcastic or facetious "yeah, right"). Still others believe that a group of artists assembled in Zürich in 1916, wanting a name for their new movement, chose it at random by stabbing a French-German dictionary with a paper knife, and picking the name that the point landed upon. Dada in French is a child's word for hobby-horse. In French the colloquialism, c'est mon dada, means it's my hobby-horse.
kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Dada
Görünüşe bakılırsa şöylesi var: daha mantıklı, çok mantıklı, fazla mantıklı, daha az mantıklı, yeterince mantıklı.
Eh iyi o zaman, sonuç çıkarın bundan.
-- Tamam oldu:
Şimdi en çok sevdiğiniz varlığı hatırlayın bakalım.
-- oldu mu ?
Siz bana rakamı söyleyin, ben size piyangoyu söyleyeyim.
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur ulur
kendini hala çok sevimli bulan
Tristan Tzara
Dada Manifestoları - Tristan Tzara
Dadacı bir şiir yazmak için
Bir gazete alın.
Bir de makas.
Şiirinizi ne uzunlukta yazmak istiyorsanız o uzunlukta bir makale seçin bu gazeteden.
Makaleyi kesin.
Sonra bu makaleyi oluşturan her sözcüğü özenle kesip bir torbaya koyun.
Yavaşça sallayın.
Sonra kesikleri birer birer çıkartın.
Torbadan hangi sırayla çıkartılırsa
o sırayla yazın kağıda.
Şiir size benzeyecektir.
İşte buyrun, ayaktakımı anlamasa da, duyarlılığı hayranlık verici, son derece özgün bir yazar olup çıktınız.*
*Örnek;
köpekler tıpkı düşünceler gibi elmastaki havanın içinden geçtiğinde ve beyin zarının uzantısı uyanma programının saatini gösterdiğinde (başlık bana ait)
fiyatlar onlar dün uygun sonra tablolar
değerini bilmek rüyanın gözlerin çağı
tumturaklı ki okumak incili tür kararır...
Dada-karşıtlığı bir hastalıktır: selfkleptomani, insanın normal hali DADA'dır.
Ama gerçek dadalar DADA'ya karşıdır.
Kendi kişiliğinin öğelerini çalan kişi bir kleptomandır. Kendi kendini çalar. Onu topluluktan uzaklaştıran nitelikleri ortadan kaldırır.
yolda yürürken kafaüstü düşen adam benim.
sigarasını yakmaya çalışırken başparmağını kesen adam da benim.
televizyon izlerken kumandayı buzdolabının içinde unutan adam da benim.
azınlığın içindeki çoğunluk, çoğunluğun içindeki bokum.
Artık bitsin sarhoşlar !
Artık bitsin uçaklar !
Artık bitsin güç kuvvet !
Artık bitsin idrar yolları !
Artık bitsin bilmeceler !
Kimse yazgıdan kaçamaz
Kimse DADA'dan kaçamaz
______________________
Yazgıdan kaçabilmenizi bir tek DADA sağlayabilir.
"Dada Tzara, dada Huelsenbeck, dada m'dada, dada m'dada dada mhm, dada dera dada, dada Hue, dada Tza.Dada is the heart of words. Each thing has its word, but the word has become a thing by itself. Why shouldn't I find it? Why can't a tree be called Pluplusch, and Pluplubasch when it has been raining? The word, the word, the word outside your domain, your stuffiness, this laughable impotence, your stupendous smugness, outside all the parrotry of your self-evident limitedness. The word, gentlemen, is a public concern of the first importance."